Türkiye savaşa girer mi? Bakan Fidan'dan dikkat çeken açıklamalar!

Dışişleri Bakanı Fidan, İran-ABD-İsrail arasında 4 gündür süren savaşa dair önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye savaşa girer mi? Bakan Fidan'dan dikkat çeken açıklamalar!

Dışişleri Bakanı Fidan, İran-ABD-İsrail arasında 4 gündür süren savaşa dair önemli açıklamalarda bulundu.
Dışişleri Bakanı Fidan, İran-ABD-İsrail gerilimine dair yaptığı açıklamada, savaşın Türkiye’ye sıçrama ihtimaline karşı, gerekli güce sahip olduğumuzu vurguladı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin kendini koruma kapasitesine sahip olduğunu ve savaşın Türkiye'ye sıçrama ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.
Fidan, İran'a yönelik saldırıların süresinin belirsiz olduğunu, ancak Türkiye'nin olası senaryolar üzerinde hazırlık yaptığını ifade etti.

Bakan Fidan, bölgedeki Türk vatandaşlarının güvenliğini sağlamak için gerekli önlemlerin alındığını ve İran'dan Türkiye'ye göç ihtimalinin şu an için bulunmadığını açıkladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ülke TV Ankara Temsilcisi Mustafa Pala'nın da aralarında bulunduğu gazetecilerle iftar programında bir araya geldi.

Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Bakan Fidan, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırıları hakkında da ilk kez konuştu.

SAVAŞ TÜRKİYE'YE SIÇRAR MI?

Bakan Fidan, savaşın Türkiye'ye yönelme ihtimaline ilişkin, "İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum: Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz." ifadelerini kullandı.

KIBRIS MESAJI

İran'ın Kıbrıs Adası'nı hedef alma ihtimaline karşı Fidan, "Kuzey Kıbrıs için çok fazla risk olduğunu düşünmüyorum an itibarıyla. Güney'de de riskin sınırlı olduğunu düşünüyorum, çok sınırlı. Sivil tesisler için çok fazla bir şey olmayabilir." diye konuştu.

'DİPLOMATİK SÜREÇ BAŞLAMALI'

Bölgedeki gerginliğin azaltılmasına yönelik uluslararası çabalara ilişkin Fidan, şu ifadeleri kullandı:

Tüm muhataplarımızla gerekli girişimleri hassasiyetle sürdürüyoruz. Sükûnetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz. İran’da ve genel olarak bölgemizde istikrarın korunması kritik. Bu nedenle çatışmaların bir an önce bitmesi ve diplomatik sürecin başlaması gerektiğini her fırsatta söylüyoruz.

Burada aslında tek katmanlı müzakere yok, çok katmanlı müzakere var. Birincisi savaşan tarafları tekrar masaya getirebilir miyiz? Saldıran taraf saldırısını ne zaman durduracak veya durdurmaya hazır? Minimumu bunun, onları tatmin edecek bir askeri yetersizliğe ulaştırmak. Minimum savaşı durdurma şartı… Maksimumu da rejim değişikliği. Yani, savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran’da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir. Bu minimum şartın gerçekleşmesi belli bir süre, belli bir askeri operasyon silsilesi isteyecek. İran geniş bir coğrafya. Füze sistemleri, radar sistemleri, hava savunma sistemleri, elektronik harp sistemleri, deniz kuvvetleri çok yere dağılmış.

Avrupalılarla birkaç gündür konuşuyoruz, Kaja Kallas aradı, sordu. Bugün Fransa aradı, çok uzun konuştuk. Şimdi Alman konuşmak istiyor. Merz Cumhurbaşkanımızla konuştu. Ursula von der Leyen aradı aynı şekilde. Barış istiyorsanız, beraber çalışalım. Onları bir harekete sevk ediyoruz. Şu anda Körfez ülkeleri ciddi bir durumla karşı karşıya. Ummanlıyla konuşuyoruz. Orada, Umman da hala bir şeyler yapmaya çalışıyor. Amerikalılarla konuşuyoruz.

BÖLGEDEKİ TÜRK VATANDAŞLARININ DURUMU

Bölgedeki Türk vatandaşlarını yakından takip ettiklerini vurgulayan Bakan Fidan, "Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok. İran’da, çifte vatandaşlar dâhil, yaklaşık 20 bin civarında vatandaşımız bulunuyor. İran’la olan üç sınır kapımızdan hem Türk vatandaşlarımız hem de üçüncü ülke vatandaşları ülkemize şu an itibarıyla sorunsuz şekilde geçiş yapabiliyor. Çağrı merkezimiz var, Başkonsolosluklarımız, Büyükelçiliklerimiz, burada Konsolosluk işleri ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yani 24 saat çalışıyoruz. Her saatte bir rapor alıyoruz. Şu anda aslında can güvenliği açısından çok büyük bir sıkıntı yok ama özellikle Dubai'de tatilde bulunan vatandaşlarımızın geri dönüşünde bir sıkıntı oldu çünkü Suudi Arabistan hariç hava sahası kapatılmış durumda. Dünden itibaren Suudi Arabistan zannediyorum açtı hava sahasını. Riyad üzerinden, Cidde üzerinden uçakla gelebiliyor bizim vatandaşlarımız. Bir de orada yaşayıp çalışanlar var. Tatilde olanlar çok fazla olmayabilir. Onlarla yakın haberleşme, iletişim halindeyiz. Bizim Konsolosluk Çağrı Merkezimize tüm bölgeden 1500 vatandaşımız ulaşarak bilgi talep etti." diye konuştu.

Şu anda İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor. İran izin vermiyor şu anda. Dolayısıyla İran'dan hiç kimse gelmiyor şu anda bize. Ama şu anda İran halkı, bir önceki savaşta da gördük, 12 gün-13 gün boyunca hiçbir şey yapmadılar.

SAVAŞIN GAZZE'YE ETKİSİ NE OLUR?

Bakan Fidan, savaşın Gazze'ye etkilerine ilişkin de şöyle konuştu:

Tabii ki kötü etkiliyor, kötü etkileyecek. Şimdi İsrail Gazze'ye giriş çıkışları durduruyor, biliyorsunuz savaştan dolayı ve vurulan diğer ülkeler de bizim Gazze'de beraber çalıştığımız ülkeler, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün vesaire bunlar, hepsi beraber çalıştığımız ülkeler. Mısır hariç, şimdi bu ülkelerin başında başka acil ateşleri var ve ister istemez gündemleri değişiyor.

Filistin meselesinde, daha önce de söyledik, her türlü platforma destek sağlama irademiz var. İnsani yardımlar baştan beri devam ediyor, herhalde bizden daha fazla veren olmadı. Dolayısıyla bizim bir de ayrıyeten nakdi deklarasyona girmemize gerek yok, ayni yardım sürekli yapılıyor. Onun dışında Uluslararası Barış Gücü ile alakalı şu anda oluşan kompozisyonda hali hazırda bizden bir talep olmadı. İnsani yardım konusunda oldu. Bunu da yapıyoruz.

Kaynak: Haber7

İlk yorum yazan siz olun

Gündem Haberleri