Marmara Denizi, son zamanlarda sıklıkla gündeme gelen ve bşrçok il ve ilçeyi etkisi altına alarak denizlerdeki hayatı durma noktasına getiren deniz salyası (müsilaj) tehlikesiyle sarsılıyor. Uzmanların sıklıkla yaptığı 'Önlen alınmalı' açıklamalarının ardından deniz salyalarının, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun iptal ettiği proje ile önlenebileceği iddia edildi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu 'ihtiyaç yok' diyerek reddetmişti: Deniz salyasının Marmara'yı esir almasının sebebi...
Marmara Denizi'ni etkisi altına alarak denizlerdeki yaşamı olumsuz etkileyen deniz salyasının (müsilaj), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ihtiyaç olmadığı gerekçesiyle iptal ettiği ileri teknoloji sahibi Silahtarağa İleri Biyolojik Arıtma Tesisi projesiyle temizlenebileceği ileri sürüldü.
Haber 7'nin haberine göre,İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 'ihtiyaç yok' diyerek iptal ettiği ileri teknolojiye sahip Silahtarağa İleri Biyolojik Arıtma Tesisi projesinin denizlerdeki salya oluşumunu önleyebileceği öne sürüldü.
Marmara Denizi'nde deniz canlılarını tehdit ederek su altı yaşamını tehlikeye sokan ve balık avlarını güçleştiren deniz salyası sorunu, yaklaşık 4 aydır bölgeyi esir aldı.
Kötü koku, çirkin görüntü, denizaltı yaşamını tehdit ve balıkçılara maddi sıkıntı gibi birçok probleme neden olan deniz salyasının Marmara Denizi'ndeki miktarı her geçen gün biraz daha artıyor.
Deniz salyalarının oluşumunda kirliliğe dikkat çekilirken, konuyla ilgili İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ihtiyaç olmadığı gerekçesiyle iptal ettiği bir projenin, bu tehdidi önleyebilecek potansiyele sahip olduğu öne sürüldü.
İmamoğlu, Kasım 2019'da Silahtarağa İleri Biyolojik Arıtma Tesisi projesini iptal ederek, "temel atmama" programı düzenlemişti.
AK Parti döneminde planlanan bu proje Türkiye’nin ilk, Avrupa’nın en büyük kapasiteli membran tesisi olma ve atıksuyunu içilebilir seviyeye getirme teknolojisine sahip olduğu biliniyordu.
İSKİ’nin 2019 Yılı Faaliyet Kitapçığı’ndan derlenen verilere göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminden 2019 yılı AK Partili İBB yönetimi dönemine kadar içme suyu ve atık su arıtma faaliyetleri ile ilgili yapılan hizmetler şöyle derleniyor:
- 1994’te 4 olan içme suyu arıtma tesisi sayısı 21’e yükseldi.
- 1994’te 2 tane olan atık su arıtma tesisi sayısı 86’ya ulaştı.
- İçme suyu depolarının kapasitesi 163 bin metreküpten 1 milyon 633 bine yükseldi.
- 1994’te atık su arıtma tesislerinin günlük kapasitesi 941 bin metreküptü, yaptığımız tesislerle bu oran 5 milyon 614 bin metreküpe yükseldi.
- 1994’te atık su arıtma oranı yüzde 9’du. Yaptığımız yatırımlarla yüzde 99’a ulaştı.
Haziran 2109’da, İBB'nin CHP'ye geçmesinden bu yana dek projelendirilip hayata geçirilen herhangi bir içme suyu tesisi veya atık su arıtma tesisi bulunmuyor.
Denzilerde yaşanan kirlilik sorunu ise, 'halihazırda var olan tesislerin işletilmesinde sıkıntılar yaşanıyor' iddialarını gündeme taşıdı.
Atık su arıtma tesislerinin düzenli olarak çalıştırılmaması, dip çamur temizliğinin ihmal edilmesi, aynı zamanda büyük bir çevre felaketine de davetiye çıkarıyor.
Ataköy İleri Biyolojik Arıtma Tesisi'nden Ayamama Deresi'ne deşarj edilen atık sular, arıtılmadan Riva Deresi’ne verilen pis sular, Haliç’in 400 bin metreküp çamura terk edilmesi ve Küçükçekmece Gölü’nde binlerce balığın ölümüne sebebiyet verilmesi bu iddialara başlıca örnek olarak gösteriliyor.
Deniz yüzeyinde çöp vs. atıkların düzenli olarak toplanıp deniz temizliğinin sağlanması için AK Parti döneminde toplam 11 adet Deniz Yüzeyi Temizlik Aracı (DYT) alındı.
Ancak Eminönü, Eyüp, Bostancı, Kadıköy başta olmak üzere deniz yüzeyinde biriken çöplerin uzun zamandır toplanmaması sonrası belli programda dahilinde düzenli olarak çalışan DYT’lerin de son 2 yılda düzenli olarak çalıştırılmadığı iddia edildi.
BAKAN KURUM'DAN MÜSİLAJ AÇIKLAMASI
Marmara Denizi’nde deniz salyası sorunu hakkında, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum açıklamalarda bulunarak, "Bakanlık olarak 300 kişilik ekibimizle Marmara Denizi’nde 91 noktayı, karada da tüm arıtma tesislerini ve kirlilik kaynaklarını denetliyoruz" dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Marmara Denizinde yaşanan müsilaj sorunuyla ilgili, "Yerel yönetimlerimizin vazifesi, başlamış bir çevre yatırımını durdurmak değildir." dedi.
Marmara'da kirliliğe ve müsilaja neden olabilecek tüm arıtma tesislerinde denetimler yapıldığını belirten Kurum, "Marmara Denizinin farklı noktalarından numuneler aldık. Denetimlerimizi en kısa sürede neticelendireceğiz." dedi.
Konuşmasında yerel yönetimlere de çağrıda bulunan Bakan Kurum, "Çevre yatırımları süreklilik arz eder. Yerel yönetimlerimizin vazifesi başlamış bir çevre yatırımını durdurmak değildir. Kritik önemi haiz arıtma tesisi projelerini engellemek hiç değildir.
Tam aksine yerel yönetimlerin görevi şehrini, kıyılarını, daha temiz, daha yaşanabilir kılmak için bu çevre yatırımlarına öncelik vermektir." dedi.
Bakan Kurum, 4 Haziran’da bakanlıklar, belediyeler, akademisyenler ve STK’ların katılımlarıyla bir çalıştay yapacaklarını belirterek, "Marmara Belediyeler Birliğimiz ve belediye başkanlarımızla 6 Haziran’da gerçekleştireceğimiz toplantıda da çalıştay sonucunda hazırlayacağımız Marmara Denizi Koruma Eylem Planını açıklayacağız." diye konuştu.
Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tepki çeken törene atıfta bulunarak, İmamoğlu'nun ‘ihtiyaç yok’ diye ‘temel atmama’ töreni yapıp iptal ettiği Silahtarağa İleri Biyolojik Arıtma Tesisi projesine aslında ne kadar da ihtiyaç duyulduğunun ortaya çıktığını bildirmişti.
Birpınar, konuyu şu ifadelerle ele aldı:
"Dünyanın, atıksuyu evde dahi kullanılabilecek seviyeye getirebilecek en ileri teknolojisi olan membran teknolojisiyle yapılacak tesis; Türkiye’nin ilk, Avrupa’nın en büyük kapasiteli membran tesisi olacaktı. Yani Tesiste, atıksuyu içilebilir seviyeye getirme teknolojisi var.
Singapur’da bu tesiste arıtılan suya mineral takviyesi yapılarak marketlerde içme suyu olarak satılıyor. ABD, tesisten arıtılan suyu, yeraltına pompalayarak, yeraltı su seviyesini korumada kullanıyor.
Dünyanın en büyük metropollerinden biri olan, kentsel dönüşüm sürecine giren, altyapı ihtiyacı her gün büyüyen, İstanbul için 'ihtiyaç yok' demek, İstanbullulara büyük haksızlıktır.
Kaldı ki, İmamoğlu'nun seçim vaatlerinde İleri Teknoloji Arıtma Tesisi vardı.
İptal edilen tesisin arıtma kapasitesi; 435 bin metreküp/gün ve membran teknolojisi ile yapılacaktı.
Tesisin tamamı yeraltında yapılacak, üzeri halka açık yeşil alan ve park olacaktı. İthal değil, İTÜ MEMTEK ile yerli ve milli teknoloji kullanılarak yapılacaktı.
Bu tesisten elde edilecek arıtma suyu doğrudan deşarj edilmeyip, Kağıthane Deresi ve çevresindeki alanların peyzaj sulaması da bu tesisten çıkan su ile yapılacaktı.
İçme suyu şebekesinden bu kadar büyük alanın peyzaj sulaması yapılması şehir için büyük israf."