Fırsatı ranta çevirmek

Abdullah Yadigar

Zaman-zaman yaşanabilen zor zamanlarda, fırsatı ranta çevirmek isteyenlere hep rastlanmıştır. Ticarette, siyasette, her türlü rekabette bu tür fırsatçılara şahit olmuşuzdur.

Fırsatı ranta çevirmek isteyenler, bulanık havayı tercih ederler. Bunların darbe dönemlerinde, ekonomik sorunların yaşandığı sürelerde hep boy gösterdiklerini görebilirsiniz.

Koyulduğu iş de başarısız olanlar, kural dışı yollarla kazanım elde etmeleri hem etik değil, hem de bu girişim sonucu başarısız olurlar.

Güreş sporunun bir kuralı vardır. Bu kurallara uyarak güreş yapılır. Minderde kurallara uyarak yenik düşenler, minder dışı oyunlarla rakiplerine üstünlük taslamaya çalışırlar!

Bilindiği gibi takriben iki yıldır pandemi süreci yaşıyoruz. Özellikle 2020 yılı içerisinde yaşananları hep gördük. Dezenfektan ürünlerinde, temizlik malzemelerinde, patates ve soğan fiyatlarında fahiş fiyatlar uygulandı.

Akşam sipariş verilen malı, Toptancı/Üretici kişi stokta kalmadı gerekçesiyle sabah iptal edip, ertesi günü aynı malı yüzde yüz zam yaparak satışa sunanlar görüldü. Bu durum perakendeye yansıdı.
Bu fırsatçıların vicdansız uygulamaları, vatandaşlarımızı huzursuz etti. Ticari hayat normale döndü derken, birden bire yağ fiyatları fırlamaya başladı. On beş- yirmi gün arayla yağ fiyatları mükerrer zamlar gördü.

Marketlerde, diğer gıda ve raf ürünleri fiyatları da kademe kademe artmaya başladı. Öyle ki market elemanları her hafta etiket fiyatı güncellemekten başını kaldıramaz oldu.
Küresel güçler Dolar ayarı çekti. Üretmeden, çalışmadan Paradan para kazanmaya alışkın olan faiz lobisi de tüm silahları çekti. 

Bir taraftan içteki uzantıları, diğer taraftan çıkar-menfaat çevreleri de boş durmadı. Doları baz alarak yerli-yabancı tüm ürünlere neredeyse yüzde yüz zam yapıldı. Tabii ki Devlet yetkililerimiz harekete geçti. Fahiş fiyat uygulayan bu yerlere cezalar kesti. Fakat kesilen cezalar güncel olmadığı için bu kesimleri caydırmak yerine adeta iştahlarını artırdı!

Zira mevcut mevzuata göre; Fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmalara 10 bin TL'den 100 bin TL'ye, stokçuluk faaliyetinde bulunanlara ise 50 bin TL'den 500 bin TL'ye varan idari para cezası uygulanıyor. 
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Katar ziyaretinin ardından gazetecilere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘’Fahiş fiyata neden olan stokçuları sert bir dille uyardı: Bütçe müzakerelerinden sonra hemen yasal düzenleme yapacağız ve stokçuların üzerine ciddi manada gideceğiz. Hem ellerindekine el koyacağız hem cezai müeyyideleri yüksek tutacağız. Şu anda kimi ürünlerde görülen fiyat artışlarının bir sebebinin küresel emtia fiyatlarının yükselişi, bir sebebinin de piyasadaki açgözlü fırsatçılar’’ olduğunu ifade etti.
Ahlaksız-vurguncular vatandaşa ‘’yarın ya bulamazsın veya daha pahalı alırsın’’ diyerek, korku pompaladılar. İşte bu noktada halkımızın duyarlı olup, ihtiyaç fazlası malı almaması gerekir. Toplumsal bir tepki koymalıdır. İbrahim bin Ethem Hazretlerine ’’Et çok pahalandı’’ denilince, O; ‘’Ucuzlatın, yani satın almayıp ucuzlatın’’ dedi.

Hatırladığım kadarıyla, 1976 yılı idi galiba. Yine böyle bir sıvı yağ sıkıntısı olmuştu. Sorun yine stokçularla ilgiliydi. O zamanki Gıda-Tarım ve Hayvancılık Bakanı olan merhum Prof. Dr. Korkut Özal gerekli ithalat bağlantılarını kurduktan sonra şöyle bir açıklama yapmıştı; ‘’Yakında Balık Pazarından yağ akıtacağız!’’ Gerçekten sıvı yağ, stokçuların elinde patlamıştı.

Bu günde ilgili bakanlıklarımızın acilen tedbir almaları gerekir. Özellikle halkımızın zaruri ihtiyaçları olan temel gıda maddelerine karşı yapılan fahiş fiyatların önüne geçilmelidir. Yasal düzenlemeler elbette yapılmalı ama bunları beklemek haksız kazanç peşinde olanlara zaman kazandırır.

Mevcut Zincir Marketlerin, üretici ve aracı firmaların sık-sık denetlenmesi lazım. Tarım Kredi Kooperatifleri, Et-Balık Kurumu Mağazaları gibi, toplumun yararını amaçlayan kurumlarında ciddi şekilde gözden geçirilmesi lazım.

Vatandaş olarak ta bizlerin, kesinlikle ihtiyacımızdan fazla mal alarak fırsatçılara zemin hazırlamamız gerekir. Elbette bugünler de geçer.  Dileriz, çalışan kesimin Ocak ayında alacağı zammın ardından bu fırsatçı kesimin halkımızı tekrar zam yağmuruna tutmasına müsaade edilmez. Allah Devletimize, Ülkemize ve Milletimize zeval vermesin.
 

İlk yorum yazan siz olun