Ülkemiz ve İslam Âlemi, pek çok acı ve sıkıntıların yaşandığı bir dönemde Ramazan Ayına girdi ve Ramazan Bayramına erişti.
Bazen, üzüntülü durumlarda huzursuzluğumuzu ifade etmek için; Kazancı Bedih’in ‘’Bayram gelmiş neyime, Anam anam garibem. Kan damlar yüreğime, Anam anam garibem’’ mısralarını mırıldanırız.
Ramazan Bayramını tam da bu ifadelerde yerini bulduğu şekilde karşılıyoruz. Tüm İslam Âlemini üzen vahşice uygulamalara şahit oluyoruz.
Zira Dünyanın en acımasız Terör Devleti İsrail; son iki yıldır Gazze ve komşu ülkelerde kan döküyor. Kutsal mekânımız ve ilk Kıblemiz olan Mescidi Aksa’yıda bu ramazan ayında kapattı.
Aylardır sivil yerleşim yerlerine, halkın üzerine uçaklarla bombardıman yağdırdı. On binlerce çocuk-sivil hayatını kaybetti. Barbarca saldırılarına devam etti.
Diğer taraftan basına yansıdığı kadarıyla; Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine karşı sürdürülen Çin zulmü kesintisiz devam ediyor. Toplama kamplarında işkenceler ediliyor. Çocuklar ailelerinden alınıp koparılıyor. Kadın ve kızlar zorla Çin erkekleriyle evlenmeye zorlanıyor.
Keşmir’de, Arakan’da, Gazze’de, Suriye’de, Afganistan’da, Irak’ta, Lübnan’da, Somali’de, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde, Çeçenistan’da, Filipinler’de kan ve gözyaşı hep Müslümanlar üzerinde devam ediyor.
Dünyanın dört bir yanında manzaranın bu ahvalde olduğu bir ortamda, İslam Dünyası Ramazan Bayramına giriyor.
İslam Dünyasından tepkiler cılız geldiği için zulme karşı etkili olamıyor. Aynı şekilde İslam İşbirliği Teşkilatının beklenen tepkiyi/etkinliği zamanında gösteremediği de gözlerden kaçmıyor.
Birleşmiş Milletler Teşkilatı, İslam Âleminin lehine alacağı kararlarda ABD’nin vetosuna takılıyor. Kararlar alınsa bile İsrail gibi kural tanımayan ülkeler karara uymuyor. Çünkü bu terör devleti ancak güçten anlıyor.
Elbette Devlet erkânımız bu konularda gereken girişimleri yapıyor. Allah Devletimize ve Milletimize güç kuvvet versin.
Halk olarak tepkiler veriliyor, protesto gösterileri yapılıyor. Dualarımızla da mazlum milletlerin kurtuluşu için niyaz edelim. Hasbünallah ve nimel vekil, nimel Mevla ve nimennasir.
Bayram namazı, Cuma namazı kime farz ise; o kimseye bayram namazı kılmak ta vaciptir. Bayram namazından sonra okunan hutbeler sünnettir.
Bayram namazının vakti, güneşin doğuşundan takriben elli dakika sonra başlar. Zeval vakti denilen güneşin tam tepeye gelme zamanına kadar devam eder.
Bayram namazları ikişer rekât (dokuz tekbir, iki rekât) olup cemaatle kılınır. Bayram namazına yetişemeyen kimse, artık onu kaza edemez ve tek başına kılamaz.
Bu arada Fıtır Sadaka (Fitre) ları verilmemişse, bayram namazı öncesine kadar vermeyi unutmayalım.
Ramazanı Şerif Bayramınızı tebrik eder, tüm İslâm Âleminin kurtuluşuna vesile olmasını Cenabı Allah’tan (c.c.) niyaz ederim.
Abdullah YADİGAR-19/03/2026